1. Ana Sayfa
  2. Webmaster
  3. Blog Rehberi : Kusursuz Blog Yazısı Nasıl Yazılır ?
Trendlerdeki Yazı

Blog Rehberi : Kusursuz Blog Yazısı Nasıl Yazılır ?

Muhteşem blog yazısı nasıl yazılır?. Profesyonelce blog yazmak için tam bir rehber. En iyi blog yazarı siz olmak ister misiniz?. Blog yazmak bir sanattır.

Blog Rehberi : Kusursuz Blog Yazısı Nasıl Yazılır ?

Blog yazısı yazmak, her blogger için bir vazifedir. Ayrıca çok da kolaydır. Çünkü onlar bunu her zaman yaparlar.

Peki, muhteşem bir blog yazısı yazmak….

Buda o kadar kolay mı?.

Blog dünyası gerçekten de çok büyük bir rekabet içindedir. Ama bu rekabet de sürekli olarak tekrarlara rastlıyoruz. İşte bu muhteşem bir blog yazısı dediklerimizin sayısı çok da fazla değil.

Çok değerli fikirleriniz var, ve bunlara dikkat çekmeniz gerekiyor. Yani rekabet de güçlü olmalısınız.

Fakat işiniz çok da kolay değil.

Çünkü dikkati dağıtan, farklı yönlere sevk eden binlerce şey var. İnternet çok büyük bir arazi, ve siz o arazideki bir gümüş parasınız. Parlamanız ve dikkat çekmeniz gerekiyor.

Öğrenmeniz ve yapmanız gereken çok şey var.

Sizi başarıya götürecek eklentiler yüklemeli, sosyal ağlar kurmalı, ve pek çok pazarlama tekniği öğrenmelisiniz.

Fakat tüm bunları yapmak yetmez.

“Fikirleriniz amatör yazılara hapis olursa, yaptığınız diğer her şey önemini yitirir.Okuyucular amatörler için vakit harcamaz”

Bu nedenle en başta öğrenmeniz gereken şey şudur: Bir blog yazısı nasıl profesyonelce yazılır?.

Bu önemli adımı atlayıp, diğer şeylere yönelirseniz, hiç zahmet etmeyin boşuna. Siz daha yolun başında kaybettiniz.

Bazı şeyler doğuştan vardır, bazıları ise öğrenilir. Mükemmel blog yazısı yazmak, öğrenilebilecek bir şeydir.

Ve mutlaka öğrenmelisiniz.

Yazının başlığını blog yazarlarına hediye olarak koydum. Düşündüm de, bir blog yazarı için, muhteşem blog yazıları yazmayı öğrenmek den daha güzel bir hediye olabilir mi?.

Size söz veriyorum, bu makalede blog yazısı yazmak konusunda profesyonelce düşünmenizi sağlayacağım.

Mükemmel blog yazısı nasıl yazılır?

Bu makalede, SEO teknikleri, içerik pazarlama teknikleri gibi detaylar yok. Sadece muhteşem bir blog yazısı yazmak ile alakalı beş madde var.

Bu maddeleri incelikleriyle detaylıca okuyun ve uygulayın. Kesinlikle makaleniz inanılmaz olacak.

1 # Okuyucular için çok çarpıcı bir başlık kullanın

Blog yazarlarının büyük çoğunluğunun düştüğü bir hatadır… Başlık konusunda özensiz davranmak.

Başlık yazı için bir yön tayinidir.

Okuyucunuz başlığı gördüğünde nereye gideceğini bilmeli ve başlığın çekimine kapılmalı.

Yön tayini dedik madem, yine bununla ilgili bir örnekle açıklayalım:

Hedefe giden iki yol var, biri 100 km, diğeri 60 km. 100 km olan yol haritada işaretli, ama kısa olan işaretsiz. Daha kısa olsa bile kimse ikinci yola gitmez. Ancak tesadüfen, yada yolunu kaybetmişse girer.

Yada kısa olan yolunda işaretli olduğunu, ama mesafenin belirtilmediğini düşünün. Yine kısa yol çok fazla dikkate değer bulunmayacaktır.

Yazı başlığını da böyle düşünün.

Makaleniz için bir başlık koymadan önce yazıyı yazıyor, sonrada başlığı mı ekliyorsunuz?.

Muhtemelen yazarken pek çok şeyden bahsediyor, sonrada yazıdaki tüm detayları kapsayan bir başlık arıyorsunuz. Sonuç olarak genellikle istenen başlık çıkmayacaktır ortaya.

Net, detaylı, faydalı ve okunası bir makale yazmak istiyorsanız, başlık seçmek için mutlaka zaman harcamalısınız.

Blog yazısı başlık ile başlar. Bu nedenle işi başından doğru yapmak gerekir.

Kaliteli başlık nasıl olmalıdır?.

İşte başlık seçerken dikkat edilecekler.

1- Başlık için doğru daraltmayı yapın

Bir yazının okunmasını istiyor musunuz?.

O zaman başlığın hedefin tam ortasına isabet etmesini sağlayın. Hedef tahtasında her hangi bir yere gelen başlık, başarısız bir atış gibidir.

Başlık ütopyalar içermesin. Onlara ölümsüzlüğün sırrını vermeye kalkmayın. Kimse bu masalı okumaz.

Faydalı bir şey olduğuna, belirli bir konuda çözüm sunduğuna inandırın onları.

Başlık  geneli değil, spesifik bir konuyu içermelidir. Bunun için önce araştırmanız gerekir. Hedefin ne olacağını tespit etmeden boşa atış yapmamak gerekir.

Doğru hedef için bazı yöntemlerden faydalanabilirsiniz:

  • Sitenizdeki ve nişiniz dahilindeki diğer sitelerde yapılan yorumları inceleyin. İnsanlar neyi merak ediyor öğrenin.
  • Mail abonelerinize çeşitli anketler gönderin. Onların en fazla neyle boğuştuklarını öğrenin. Onların en büyük problemi, sizin en muhteşem makaleniz olabilir.
  • Nişiniz dahilindeki diğer sitelerin en popüler yazılarının neler olduğuna bakın. Başlık seçimlerine dikkat edin.
  • Önemli forumlarda yapılan yorumlara bakın. Ortak problemleri tespit etmeye çalışın.

Bir blog yazarı olarak işinizi ciddiye alıyorsanız, tek bir vazifeniz olduğunu unutmayın.

Okuyucularınıza hizmet etmek.

Şayet onları iyi tanımazsanız, işinizi yapamazsınız.

Daraltılmış bir başlık örneği:İnternet den para kazanmak için yollar arayan pek çok kişi vardır. Bu konuda bir makale yazdığımızı varsayalım.  Ve makalemizin başlığı şöyle olsun:

İnternet’den para kazanma yolları

Bakıldığında doğrudan konuyu anlatan bir başlık. Ama bu başlık dan binlercesi vardır. Çok genel bir başlık ve okuyucusu için belli bir hedefi yok.

Satış ortaklığı ile blog sitesinden nasıl para kazanılır?

İkinci başlık hedef kitlesini belirlemiş. Yani kime hitap ettiğini biliyor. Haliyle okunma şansı çok daha fazla.

İlk başlıktaki para kazanmaya pezevenklik bile dahildir. İnternet de binlerce pezevenk sitesi olduğunu bilmeyeniniz yoktur.

Oysa ikinci başlık, blog sitesi sahiplerine, vede satış ortaklığından kazanmak isteyenlere hitap ediyor.

2- Çalın

Araştırmanızı yaptınız, ve okuyucuların nelere gereksinim duyduğunu öğrendiniz. Şimdi sırada bu bilgileri trafik canavarı bir başlığa dönüştürmek var.

Başlık oluşturmak gerçekten bir sanattır. Ve bu sanatı icra etmenin en kolay yolu da çalmaktır.

Burada çalın derken etik dışı bir çalmadan bahsetmiyorum. Bunu akıllı bir biçimde yapmak gerekir.

Başarısı kanıtlanmış, etkili olduğu kesin olan şeyleri keşfetmek için yeniden uğraşmanın anlamı var mı?.

Blogculuk yıllardır var olan bir şey, yazmak ise asırlardır var.

İnsanlar üzerinde etkili cümleler, kelimeler kullanılarak oluşturulmuş başlıklar dururken, siz aynı konuda macera peşinde gezerseniz, bu olsa olsa körlüktür.

Başarısı kanıtlanmış makalelerin başlıklarına bakın, ve can alıcı kelimeleri tespit edip kullanın. Aynı konuda yazdığınız bir makaleniz varsa, ve okuyucularınızı onlara kaptırmak istemiyorsanız bunu yapın.

Başlıkların bire bir aynı olmasının gerektiğini söylemiyorum. Sizin tarzınızı yansıtsın, ama can alıcı kelimeleri gerekiyorsa çalın.

Blog yazmak zaten yeterince zor bir iş, birde başarısı kanıtlanmış, hazır başlıklar için çabalamayın.

Çalıntı başlık örnekleri:Teknik konularda yazılmış yazılar için bir kaç başlık örneği verelim.

  • W3 Total Cache ayarları nasıl yapılır?
  • By Yoast SEO ayarları nasıl yapılır?
  • WordPress ile blog nasıl kurulur?

Bunlar aslında doğrudan arama cümlelerini içeren, aynı zamanda geneli kapsamayan, daraltılmış başlıklar. Konu hakkında arama yapanların çoğu bu cümlelerle arayacaktır. O halde bu tür yazılar için farklı başlıklar aramaya pek gerek yok.

Birde liste yazılar var. Onlar içinde yine aynı taktiği uygulayabiliriz.

  • En hızlı 25 WordPress teması
  • Blogunuzun başarıya ulaşması için izlemeniz gereken 10 adım
  • SEO hakkında yanlış bilinenler: 25 seo yanılgısı

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Ama bu kadarı temelde neyi çalacağımızı anlamamıza yeter sanırım.

3 # Somut başlıklar kullanın

Uçarı başlıklar, okuyucuları makaleye çekemez. Gerçekçi başlıklar ise onları okumaya ikna etmek için avantaj sağlar.

Somut başlıklar nasıl oluşturulur?.

Elbette kendinizi okuyucunun yerine koyarak.

Onlar ne istiyorlar?.

Nasıl düşünüyorlar?.

Neyi öğrenmek istiyorlar?.

Okuyucuya dair her şeye hakim olmaya çalışmalı ve onlar gibi düşünmelisiniz.

Bütün duyularınızı kullanın, tecrübelerinizle birleştirin ve mükemmel başlığı oluşturun. Başlık ne kadar okuyucunun dilinden yazılmışsa, makaleniz o kadar fazla okunur.

Somut başlık örneği:Konumuz blog için trafik olsun, ve bu konudaki bir makale için başlık atalım.

  • Siteniz için 5 trafik kazanma yöntemi

Başlık gayet iyi değil mi?. Klasik bir liste yazısı başlığı, ve liste yazılar her zaman iyi trafik alırlar. Ama biz mükemmelin peşindeyiz. O halde hem başlığı daraltmak, hemde daha somut hale getirmek durumundayız.

  • Blog siteleri için sosyal medyayı kullanarak trafik kazanmak için 5 yöntem

İkinci başlık da konuyu daralttık. Blog sitelerini ilgilendiren bir konu olduğunu ortaya koyduk.

İkinci olarak trafik kazanmak için sosyal medya kanallarıyla uygulanacak 5 yöntemden bahsedeceğimizi ortaya koyarak, daha somut hale getirdik.

Blog yazısı tam olarak ne hakkında ise, başlığın onu ortaya koyması önemlidir. Bu nedenle soyut başlıklar yerine somut başlıklar seçin.

4 # Başlık da çözüm sunmayın

Aslında bu hepimizin içine düştüğü ortak bir hatadır.

Başlık bir edebilik içerecek diye bir kaide yoktur. Hatta bunun gereği de yoktur.

Başlık dikkat çekmeli, merak uyandırmalı ama bir çözüm sunmamalıdır. Bunlar eksik olursa, makalenin okunma şansıda azalır.

Başlık da bir çözüm sunarsanız, okuyucuların okuması için bir neden bırakmazsınız.

Çözüm sunmayan başlık örneği:Kimsenin böyle bir makale yazacağını sanmıyorum ama, konumuzu açıklamaya yarasın yeter. Diyelim ki bir sivri akıllı şöyle bir makale yazdı.

  • Diyet yaparak ve günde 5 saat çalışarak, ayda 10 kiloyu nasıl verirsiniz?

Bu başlığı gören biri makaleyi okumaz. Bir blog yazısı böyle bir başlık içeriyorsa, zaten okunmayı beklemesin.

Başlığı gören kişi zaten şunu düşünecek: “Ayda 10 kilo vermek için günde 5 saat çalışmalı ve diyet yapmalıymışım…”

Bu düşünce zaten o kişiyi makaleden uzaklaştıracaktır.

  • Ayda 10 kilo vermek sizin elinizde: Fazla kilolarınızdan nasıl kurtulursunuz?

İkinci başlık da nasıl kilo vereceklerine dair bir çözüm yok. Yani insanların okuması için bir neden var. Nasıl sorusunun cevabını arayacaklardır. Oysa ilkinde sorunun cevabı da vardı ve çok büyük bir hataydı.

5 # Başlıkda asla okuyucuyu aldatmayın

Bir blog yazarının en başta sahip olması gereken şey dürüstlüktür.

Okuyucuyu aldatmaya yönelik her şeyden uzak olmalısınız. Buna başlıklar da dahil.

“Yazının içeriği, başlık da vaat edilen her şeyi, eksiksiz olarak yerine getirmelidir.”

Makale, başlık da vaat edilen çözümün sadece bir kısmını yerine getiriyorsa, okuyucu kendisini aldatılmış hisseder. Size güven duymaz ve sitenizden uzaklaşır.

Okuyucuyu asla aldatmayın. Onu enayi yerine koymayın. Kendinize ve okuyucunuza saygınız olsun.

Aldatıcı başlık örneği:SEO hakkında bir makale yazdık diyelim. İddialı bir yazı olsun ve sadece 5 adımda SEO derdine son versin.

  • Sitenizin SEO yapılanmasını tamamlamak için 5 adım…

Başlığın biçimini çok dikkate almayın. Burada 5 harfine dikkat edelim.

Diyelim ki makalede 4 maddeyi detaylıca anlattık. Ve oldukça faydalı bilgiler de verdik. Ama son madde yok.

Onun yerine son maddeye, SEO hakkında bir E-Kitap satış linki ekledik.

Al o yazıyı münasip yerine sok.

Okuyucuna saygın yoksa, blog yazmak senin işin değil.

Başlık da neyi vaat etmişsek, yazıda o bulunmalı. Aksi okuyucuyu aldatmaktır, kandırmaktır.

6 # Zayıf ve gevşek kelimeler kullanmayın

Zayıf ve gevşek kelimeler derken neyi anlamalıyız?.

Cümleye değer katmayan, boş ve gereksiz kelimeleri kast ediyorum.

Blog yazısı içerisinde bu gevşek ve zayıf kelimeler yer alabilir.(Çok fazla olmamalı) Ama başlık söz konusu olduğunda dikkat etmek gerekir.

Başlık çok güçlü ve çarpıcı olsun istiyorsanız, mümkün olduğunca zayıf kelimeleri kullanmayın.

Aslında makale içinde de güçlü kelimeleri kullanmaya çalışırsanız, dehşet verici makaleler yazabilirsiniz.

Güçlü kelimelerle başlık örnekleri:Sakarya’nın Hendek ilçesine girmeden bir öğrenci yurdu var. Üzerinde şöyle bir spot yazılı. “Bizim için her bir öğrenci, bir değerdir.” Bunu bir de şöyle yazmayı deneyelim. “Bizim için her bir öğrenci değerlidir.” 

İkinci cümle de bir kelimesi gereksiz. Fazlalığı fark edilmiyor ama gereksiz. Ayrıca ilk cümle kadar çarpıcı değil. Başlıkları da böyle düşünün.

Bu makalenin başlığına bakalım.

  • Muhteşem blog yazısı nasıl yazılır?

Burada muhteşem kelimesi, güçlü kelimemiz. Bu başlık yerine şunu düşünelim.

  • İyi bir blog yazısı nasıl yazılır?

Kesinlikle ilk başlık kadar güçlü olmaz. Kötü bir başlık değil belki, ama zayıf.

Farklı bir başlık ele alalım.

  • İnsanların başından geçen en dehşet verici 10 hadise

Şimdi bu başlığı farklı biçimde yazalım.

  • İnsanların yaşadığı 10 kötü şey

Bu iki başlık kesinlikle aynı etkiye sahip değildir.

7 # Akıllı görünmeye çalışmayın

Makaleniz için başlık eklerken akıllı görünmeye çalışmak aptallıktır.

Başlıklarınız istisnasız tüm okuyucular için anlamlı olmalıdır.

Deyimler, tekerlemeler, fazlaca kullanılmayan söylemler gibi şeyleri başlıkta kullanarak saçmalamaya gerek yoktur.

Aşırı derecede zeki ve akıllı görünmeye çalışarak başlık eklemeye çalışmaktan kesin kes uzak durun.

Kullandığınız deyim yada her ne ise, konuyu tam manasıyla anlatmaya yetiyorsa sorun yok. Ki bu da çok nadir olur, ama aksi ise aptallık dır.

Akıllı görünmeye çalışan başlık örnekleri:

  • Mutlu olmadan da yaşanır, acıda bir tat değil mi sonuç da..

Bu başlık hiç bir şey ifade etmez. İnsanlara okumak için bir neden vermez. Sadece şiirsel olsun diye, akıllı görünmek için atılmıştır ve hiç bir işe yaramaz.

  • Kendinize acımayı bırakın, acının tadını sadece sofrada çıkarın..

Benzer bir başlık. Gereksiz kelime sarfiyatı. Bu başlığı taşıyan bir makale, kendi yazarı tarafından bile okunmaz.

8 # Başlıkda tarzınızı yansıtın

Tüm her şey tamam olabilir. Ama bir de stile sahip olmalısınız.

Okuyucularınızın dilini konuşmak size her zaman avantaj sağlar.Bu nedenle en başlarda kendi tarzınızın dışına çıkabilirsiniz. Amacınız okuyucularınızla bağ kurmaktır.

Zaman içerisinde bağlarınızı kuvvetlendirdikten sonra, başlıklarınız tarzınızı yansıtmaya başlasın.

Ne kadar çok yazarsanız, tarzınız da o denli gelişir. Diğer bloglar dan ayrılmak, farkınızı ortaya koymak için başlıkları da kulanın.

Bir başlık eklerken, farklı başlıklar oluşturun ve içlerinden en iyisini seçmeye çalışın. Böylelikle baştan çıkarıcı manşetler oluşturma şansınız artar.

Başlık atmak hakkında bu kadar detay yeter sanırım. Konumuza devam edelim.

2 # Cezbedici, okumaya ikna edici bir giriş yapın

Okuyucuların dikkatini başlıkla çekmeyi başardınız. Şimdi onları okumaya ikna etmelisiniz.

Bu hiç de kolay değildir.

Okuyucular çok hızlı hareket ederler ve kararsızdırlar. Sizin çok kısa sürede onları okumaya ikna etmeniz ve sayfada tutmanız gerekir. Aksi halde o blog yazısı bir işe yaramaz.

Yazının giriş bölümünü, bir filmin fragmanı gibi düşünün. Ne kadar ilgi çekici olursa, başarısı o doğrultuda artar.

Okuyucuları sayfada kalmaya ikna etmek için şu kaideleri takip edin:

1- Okuyucularla empati kurun

Amatör blog yazarları, makaleye giriş yapmak konusunda çok kötüdürler.

Belki daha profesyonel ve bilgili görünme çabasıyla yaparlar bu hatayı. Ama hata sonuç da ve işe yaramaz.

Şöyle bir giriş düşünün:

Dünyada her yıl binlerce blog sitesi açılmaktadır. Bunların yaklaşık %50 kadarı daha ilk yıl kapanmaktadır. Geri kalanların yarıdan fazlası ise, varlığını ispatlayamamakta dır..

Akademik bir raporu andıran bu girişle makalenizi okutamazsınız. Yazdıklarınız %100 doğru olabilir, ama okunması için ikna eden bir girişe sahip değilse işe yaramaz.

Farklı bir giriş örneği verelim:

“Blog yazarları olarak pek çoğumuz kazanç konusunda başarısızız. Çok büyük paralar kazanmak olmasa da amacımız, ne yazık ki azını bile göremiyoruz bazen. Oysa kazanç için yanlış yöntemlerin peşine düşmüşüz, ama haberimiz yok…

Bu giriş örneği, ilkine oranla her zaman daha dikkat çekicidir. Burada okuyucu: “Evet bir tülü para kazanamıyorum..” diyebilir. Yani kendinden bir şey bulur.

O noktadan sonra makaleyi okumak için devam etmesi yüksek bir ihtimaldir.

Kendinizi okuyucunun yerine koyarak yazmak, onlarla empati kurmak, her zaman yazının okunurluğunu arttırır. Özellikle giriş bölümünde bunu kullanabilirsiniz.

Tüm makaleleri insanlarla empati kurarak açmanız gerekmez. Ama kullanabileceğiniz bir yöntem olduğunu bilmelisiniz.

2- Hissederek yazın ve yazdığınız karakter olun

Okuyucuları can damarından vurmak istiyorsanız, onların duygularını tetikleyin.

Yazıya karar verdiğinizde şunu düşünün, hangi duyguyu deneyimlemelerini istiyorsun?.

Korku mu?. Nefret mi?. Öfke mi?….

Ve yazmaya başladığınızda o karaktere bürünün. Cümleleriniz cesur ve özgün olsun.

Yazıyı okurken ne hissetmelerini istiyorsanız, yazarken sizde o duyguları hissedin. Böylece hissettikleriniz, size en doğru cümleleri kurmanız konusunda rehber olacaktır.

Bu tüm yazı için geçerli bir yöntemdir. Ama giriş bölümünde bunu kullanmak her şeyden daha önemlidir.

Örnek:

“Bir blog açıyorsun ve trafik kazanmak için çalışma yapmak istiyorsun. Bu konuda yazılmış makaleleri okuyorsun. Ama hiç bir halta yaramıyor.Çünkü çoğu yalan, ve bilgisizce, bilinçsizce yazılmış yazılar.

Utanmadan kesin sonuç diye başlık atıyorlar birde. Senin emeğin kimsenin umurunda değil….”

3- Sayfada aşağı doğru gitmelerini sağlayın

Okuyucuların yazınızı okumasını mı istiyorsunuz?.

O zaman onları hemen aşağıya doğru çekmeye çalışın.

Okuyucuları aşağıya doğru çekmek için, giriş bölümünde kullanabileceğiniz 3 ipucu:

  • 1 # Kısa cümle veya soru ile giriş yapın.

Başarısı kanıtlanmış bir metin yazarlığı tekniğidir. Kısa bir cümle yada bir soru ile giriş yapmak, okuyucuları makalenin geri kalanına bakmak konusunda cesaretlendirir.

Uzun bir giriş paragrafı, sadece amatörlerin yapacağı türden bir hatadır.

Giriş paragrafı 3 cümleyi geçmesin, ve bu cümleler çok kısa olsun.

Yada bir soru cümlesi ile giriş yapın.

  • 2 # Giriş bölümünü kısaltmayı deneyin

Giriş bölümü aşırı derece uzun olmamalı.

Çok uzun ve detaylı bir makale yazıyorsanız, giriş bölümü nispeten biraz uzun olabilir. Ama genel olarak 300 kelimenin altında olmasına dikkat edin.

Daha kısa yazılar için bu 100 kelimeye kadar düşebilir.

Giriş bölümünde güçlü ve iddialı kelimeler kullanın.

  • 3 # Giriş için bir ritm ayarlayın

Tüm yazıların bir ritmi vardır.

Blog yazısı yada başka bir yazı hiç fark etmez. Yazının kendi içinde bir temposu, bir ahengi olmalıdır.

Ancak giriş kısmı hızlı olmalıdır.

Daha sonra bu tempoyu düşürebilirsiniz.

Yazının ritmini nasıl ayarlarız?.

  • Kısa cümleler kullanın. Hatta bazen sadece kelimeler.
  • Paragraf en fazla 3 cümleden oluşsun.
  • Geçişler için bağlaçlar kullanın. (Ancak, ve, yinede, henüz, böylece…)
  • Her cümle ve paragrafın bir diğeriyle ilgili olmasını sağlayın. Konu dışına çıkmayın.
  • Giriş bölümünü tamamladıktan sonra yüksek sesle okuyun. Ahengi sağlamışsanız yazıya devam edin. (Bu maddeyi tüm yazıda uygulayın)

4 # Okuyucuya korku verin

Okuyucunuzu korkutmak pek akıllıca bir yöntem değil mi?.

Emin misiniz?.

Ben size diyorum ki, başlangıç da onlar küçük bir korku verin.

Kitlenizi tanıyorsunuz ve onların korkularını biliyorsunuz, o halde bunu kullanın.

Onların korkularını su yüzüne çıkarın. Korkularıyla yüzleştirin.

Bunu yaptığınızda sadece bir blog yazısı yazmış olmazsınız. Okuyucunuzla dostluk kurmanız da kolaylaşır. Çünkü onların korkularını bilmeniz, bunu ele almanız size güvenlerini sağlayacaktır.

Ayrıca sunacağınız çözümü okumayı isteyeceklerdir.

Onlara en kötü senaryoyu hatırlatın. Okuyucunuz için bunu yapın.

Bir örnek:

“Bir blog yazarı olarak hayatınızı devam ettirmek istediniz, ama para kazanamıyorsunuz.Belkide sitenizi kapatmanız gerekecek.

Yada siz, asla sevdiğiniz şeyi yaparak yaşamınızı sürdüremeyeceksiniz.

Ya blog yazarlığı size göre değil, yada bir yerlerde gözden kaçırdığınız bir şey var. Ama şu an için gerçek olan bir şey var ki, işler iyi gitmiyor.”

5 # Çözüm için ipucu verin

Giriş kısmında tanıtımı bitirdikten sonra, çözüm için ipucu verin.

Bunu yaparken çok fazla detaycı olmayın.

Belki sadece bir cümle kurmalısınız. Çözüm için okumalarını sağlamalısın. Ve giriş bölümünde yalnızca ipucu vermen gerek.

Örnek:

SEO konusunda aşırıya gitmek sitenizin cezalandırılmasına neden olur evet.Ve Google bir çarpınca, kendin bile bulamazsın siteni.

Arama sonuçlarında kimsenin bakmadığı yerlerde görünür siten. Onca ümitle yaptığın çalışmalar seni bu duruma düşürdü.

Ama dert etme.

Bununda bir çözümü var.

Giriş yada tanıtım bölümü oluştururken, çok dikkatli ve özenli olun.İnsanların duygularını harekete geçirmeye çalışın. Yazdıklarınızı yaşayın, hissedin ki, okuyucuda aynı duygulara kapılsın.

3 # Yok sayılması mümkün olmayan tavsiyeler sunun

Muhteşemsiniz biliyor musunuz?.

Harika bir başlık eklediniz, ve bu sayede insanlar başlığı tıkladı.

Çok iyi bir sunuş bölümü hazırladınız, neticesinde yazıyı okumaya ikna ettiniz.

Ve şimdi sıra vaat ettiğin şeyde.

Okuyucuların makaleyi beğenmelerini, ve seni takip etmelerini istiyor musun?.

O halde doğru seçim yapmalı ve okunması kolay, değerli tavsiyelerde bulunmalısın.

Yazı içinde sürekli olarak okuyucunun dikkatini çekmelisin. Onlara karşı koyamayacakları, inkar edemeyecekleri şeyler sunmaya hazır mısın?.

Değerli ve okunması kolay bir içerik sunmak için işte rehber:

1- Alt başlıklar kullanın

Makale içinde alt başlıklar kullanmak zorundasınız.

Neden mi?.

Çünkü başka şansınız yok.

Okuyucu yazıyı öylesine tarayıp çıkabilir. Alt başlıklar onların dikkatin çekmeniz için elinizdeki tek şeydir.

Blog yazısı yazmak bir sanattır. Ve sen bir sanatkar olarak, her detayı düşünmelisin.

Okuyucunun dikkati dağıldığında, onları tekrar yazıya çekecek en önemli detayı atlaman profesyonelliğe sığmaz.

Bu konuda bana güvenebilirsin.

300 kelimeden oluşan ve anahtar kelimelerle dolu bir yazı da yazabilirdim. Ama bunu yapmadım. Çünkü sana yardımcı olmak istiyorum. Bunda çok samimiyim.

Alt başlıklar eklerken faydalanabileceğiniz ipuçları:

  • 1 # Bir kaç paragraf ekleyin

Yazının her aşamasında alt başlıklar kullanın.

Neden mi?.

Çünkü alt başlıklar yazınızın yol haritasıdır. Okumayı kolaylaştırır ve daha eğlenceli hale getirir.

Şunu unutmayın:

“Blog yazılarınız okuyucuların olumlu deneyimleri kadar değerlidir.”

Uzun paragraflar, ve sürüp giden cümleler görmek, okuyucunuzu sıkar. Alt başlıklar onları bu histen kurtarır ve çok daha iyi bir deneyim sunar.

Örnek:

Bu makale, alt başlık kullanımına iyi bir örnektir. Akademik bir araştırma gibi uzun uzun paragraflar yoktur. Kısa tanımlamalar ve hemen ardından bir alt başlık vardır.
  • 2 # Okuyucuyu uzaklaştıracak 3 hatayı yapmayın

Alt başlıklar, ana başlıkla aynı işleve sahiptir.

Burada arama motorları açısından işlevini söylemiyorum. Okuyucu açısından işlevinden bahsediyorum.

Bu nedenle alt başlıkları da, yazı başlığı gibi seçmek gerekir.

  • Ağır etiketler kullanmayın: Bir anahtar kelime telaşıdır gidiyor. Alt başlıklarda anahtar kelimeler kullanma derdine düşmeyin. Sadece bir sonraki başlığa kadar olan bölümü okumaya ikna etmesini sağlayın. Merak unsuru içermesine gayret edin.
  • Çözümü başlık olarak kullanmayın: Tıpkı ana başlık da olduğu gibi çözüm cümlesi kullanmayın. Okuyucuya okuması için bir neden verin.
  • Akıllı olmaya çalışmayın: Okuyucularınızla kelime oyunları oynamayın. Blog yazısı her aşamasında netlik ortaya koymalıdır. Alt başlıklarda bile..

Örnek:

SEO konusunda yazılmış bir makale için alt başlıklar oluşturalım. Olası başlıklarda yukarıdaki 3 hatayı ve olması gerekeni görelim.

  • SEO’nun önemi
  • Makalede başlık kullanmamak SEO’yu olumsuz etkileyecektir
  • Arapsaçı

Yukarıdaki örneklerin ilki çok düz ve sadece SEO kelimesini kullanmak için atılmış bir başlık. İkincisi ise devamını okumaya gerek bırakmıyor. En sondaki hiç bir mana ifade etmiyor. Belki karmaşık SEO uygulamalarından bahsedecektir devamında, ama sadece kelime oyunu peşinde…

  • SEO için eklenti kullanmanın önemi
  • Başlılar SEO’yu nasıl olumsuz etkiler?
  • SEO çalışmanızı karmaşadan nasıl arındırırsınız?

Bu örnekler, ilk örneklere göre daha başarılıdır. Alt başlık kullanırken bunu dikkate alın.

  • 3 # Alt başlıkları ana başlıkla uyumlu biçimde kullanın

Her alt başlık, makalenin ana başlığını yansıtmalıdır.

Ana başlığı akıllı parçalara ayırıp, hedefe doğru giden yola serpiştirin.

Nasıl mı?.

Bu makaleyi örnek alalım. Ana başlık, Muhteşem blog yazısı nasıl yazılır?.

Alt başlıkların tamamı konuyla doğrudan alakalı detayları içeriyor. Herhangi bir yerde durup da, bir eklenti ayarının nasıl yapılacağını anlatmıyor.

Alt başlıklar konudan uzaklaşmamalıdır. Bu hatayı yaptığınız da, okuyucunun kafası karışır ve yazıdan uzaklaşır.

Örnek:

Fazla uzağa gitmeyelim ve okumakta olduğunuz makaleyi örnek olarak verelim. Konu başlığımız, Muhteşem blog yazısı nasıl yazılır?. Alt başlıkları ekleyelim ve araya birde hatalı örnek koyalım.

  • Okuyucular için çarpıcı bir başlık kullanın
  • Cezbedici, okumaya ikna edici bir giriş yapın
  • Yok sayılması mümkün olmayan tavsiyeler sunun
  • Yüksek görsellik sunan WordPress temaları

Son başlığında yazı içinde olduğunu düşünün. Ana başlıkla hiç alakası yok. Yazı içinde bu alt başlığı kullansaydım, okuyanların bir çoğu muhtemelen yazıdan kopacaktı.

  • 4 # Alt başlıkları doğru biçimlendirin

Ana başlığın işaret ettiği yere giden yol haritasıdır alt başlıklar.

Yazı içinde çeşitli ipuçları, teknikler, yöntemler gibi şeyler paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken doğru biçimi kullanmalısınız.

Kopmalar karmaşaya neden olur ve yazıyı okunur olmak dan çıkarır.

Bazı blogcular bu konuda sınıfta kalır. Böyle bir hata yapmışsak, düzeltmek gerekir.

Doğru şeyi yaptığımızı anlamanın en kolay yolu şudur: Alt başlıkları alt alta sıralayıp kontrol edin. Konudan kopma olmadığını görüyorsanız sorun yoktur.

Başlıkların ahenginin bozulmamasına azami dikkat gösterin.

Örnek:

Yine bu makaleyi örnek olarak ele alalım. Makalede alt başlıklar içinde ki detaylar, hemen konunun devamında yazılmış ve onlarda başlıklar altına alınmıştır.Bunun yerine konunun sonuna ekleseydim, karmaşaya neden olur ve anlaşılması zorlaşırdı.

Ayrıca başlıkların aynı biçimde olduğunu fark edeceksiniz.

  • Başlık için doğru daraltmayı yapın
  • Çalın
  • Somut başlıklar kullanın
  • Başlık da çözüm sunmayın
  • Başlık da asla okuyucuyu aldatmayın
  • Başlık da zayıf ve gevşek kelimeler kullanmamak gerekir

Başlıkları sırasıyla okuduğumuzda, hepsinin aynı biçime sahip olduğunu görürüz. Sadece en sondaki biçimi bozmakta. Yazı içinde böyle kullanmadım tabi, ama kullansam ahengi bozacaktı.

Küçük bir detay gibi görünebilir, ama biz burada mükemmelin peşindeyiz, ve her detay önemli.

2 # Alışılmışın dışına çıkın, onları şok edin

Şunu kabul etmek gerekir.

Okuyucular bom boş bir zihinle okumuyor sizi. Onların zaten bildikleri var.

Bu nedenle klasikleşmiş, herkesin dilinde dolaşan bilgiler onlar için bir şey ifade etmez. Sen yeni bir şey sunmalısın.

Yazmak istediğin konu hakkında bir başlık listesi hazırla. Sonra şunu düşün:

“Ben bu konuda farklı bir bakışa sahip miyim?. İnsanların bildiğinin dışında ne biliyorum?. Bu konuda insanlar büyük yanılgı içindeler…”

Kronikleşmiş bir düşünceye karşı duracak bir düşünceniz var mı?.

İnsanların vakıf olduğu bir konuya farklı bir perspektif den bakabiliyor musunuz?.

Burada amaç bilinenin aksini söylemek değildir. Bunu yaptığınızda, düşüncenizi destekleyen şeyleri de sunmalısınız.

Örneğin her site SEO çalışması yapmakta. Siz çıkıp SEO nun gereksiz olduğunu söylerseniz, sizi kimse dikkate almaz. Böyle bir fikre sahipseniz, tatmin edici bir biçimde nedenlerini de sunmalısınız.

Örnek:

Bir blog sitesinin, reklam satarak para kazanmaya çalışması aptallıktır.Evet ne dediğimin farkındayım.

Google AdSense yada benzeri reklamları sitenize ekleyip, sonrada kazanç beklemenin akıllı bir yanı varsa biri bana söylesin.

Ayda ne kadar para kazanıyorsunuz?.

Siteniz sizin olmak dan çıkıyor, bunun da farkında mısınız?.

3 # Yazı içinde tutarlı olun ve formüller ekleyin

Bu makaleye dikkat edin.

Kendi içinde bir tutarlığı vardır. Yer yer formüller içerir.

Her konu bir alt başlık içerir, alt başlıklar hem ana başlıkla, he diğer balıklarla çelişmez. Konuların sonunda daha kolay anlaşılması için örnekler vardır.

Makalenin bütününde çok özenli davranmanız gerekir. Yazı baştan sona aynı özeni yansıtmalı.

Diyelim ki bu makalede toplam 10 madde var. Bu maddelerden birini 500 kelimeyle, diğerini 50 kelimeyle, bir başkasını 1000 kelimeyle anlatmış olalım.

Bu durum, makale için yeterince özen göstermediğime işaret eder. Bu konuda özenli olmak demek, tutarlılığınızı ortaya koymanız demektir.

Belkide en can alıcı şey ise, yazıda bulunan formüllerdir.

Bir blog yazısı mutlaka formüller, yani çözümlemeler içermelidir. Aksi halde değeri yoktur.

Bir konuyu anlatırken, neyi nasıl yapmak gerektiğine dair bilgiler içermesine özen gösterin. Sadece yazıp geçmeyin. Siz bir blog yazarısınız, istatistik kurumu raporlarını yayımlamıyorsunuz.

Örnek:

Blog sitenizin her daim güncel olması ve düzenli olarak makale eklenmesi gerekir. Fakat tam zamanlı bir blogger değilseniz, düzenli içerik akışı sağlamak da sıkıntılar yaşayabilirsiniz.Bu durum sitenizin, arama motorları ve takipçilerinizin gözündeki yerine zarar verebilir.

Bir blog sitesi ortalama haftada bir makale eklerse, o site oldukça aktif olarak kabul edilir.

Sizde vakit bulduğunuzda makalelerinizi hazırlayıp, daha ileri bir tarihte yayımlanmak üzere zamanlarsanız, her daim güncel olmaya devam edersiniz.

4 # Okuyucunuza karşı çok cömert olun

Bir çok blog yazarı okuyucularına ücretli hizmetleri için teklifler sunar.

Fakat bunların pek çoğu karşılık bulmaz.

Neden mi?.

Okuyucusuna karşı cömert olmayı düşünmemiştir de ondan.

Bloglamanın temelinde her zaman güven vardır.

Bir blog yazarı güven sağlayamamışsa, kendine bir bakmalıdır.

Okuyucularınızla her zaman çok iyi iletişim kurmaya çalışın. Onların sorunlarının çözümü için elinizden geleni yapın ve onları sıkmayın.

Sadece 100 – 200 kelimeden oluşan makaleler yayımlarken, onlardan E-Kitap satın almalarını isterseniz, sadece gülünç duruma düşersiniz.

Öyle bir blog yazısı yazın ki, gerçekten onlara faydalı olmaya çalıştığınızı görsünler. Cümle kurarken cimri olmayın. Yol gösterici, öğretici ve gerçekten değerli içerikler sunun.

Okuyucunuza: “Vay bee amma da yazmış, helal olsun …” dedirtecek makaleleriniz var mı?.

Varsa sorun yok, ama yoksa, cömert olman gerektiğini biliyorsun artık.

Örnek:

Satış ortaklığı yaparak para kazanmak hakkında bilmeniz gereken her şey bu makalede. Blog siteleri için gerçek manada bir rehber hazırladım.Yukarıdaki örnek makale, satış ortaklığı konusunda yazılmış, kapsamlı bir makaledir. İnanın daha azı için kurs açanları bile gördüm.

Yaklaşık 5.000 – 6.000 kelimeden oluşan bu makaleden, on ayrı yazı çıkarabilirdim. Ama okuyucular için yazmış olmazdım o zaman. Hem cömert olmak nerede kaldı.

5 # Başlangıç ve bitiş güçlü olsun

Tıpkı yazının giriş ve sonuç bölümünde olması gerektiği gibi, ana gövde de güçlü başlangıç ve bitişlere sahip olmalıdır.

Elbette yazının her bölümü değerli bilgiler içermelidir. Burada çok hassas olan şey şudur:

Örneğin bir konu hakkında 5 önemli ipucu vereceksiniz. İlk madde çok etkili, ikinci keza öyle, fakat sonra diğer 3 madde çok hafif kalıyor.

Yani siz aslında sadece 2 madde sundunuz. Diğerleri hayal kırıklığı oldu. Okuyucuyu hayal kırıklığına uğratmak gerekir.

Bu nedenle konu hakkında yazacağınız 5 maddeyi çok iyi düşünmeli ve en etkili olanları seçmelisiniz. Giriş den itibaren aynı güçlülükle son bulmasını sağlayın.

Örnek:

Blogger hataları hakkında yazdığım bir makaleyi örnek olarak vermek istiyorum. Bu makalede yapılmaması gerekenleri, yapın diyerek anlattım. Maddeleri sıralayalım hemen.

  • Hikayeler anlat..
  • Kendinden aşırı emin ol..
  • Önce sosyal hesapları oluştur…
  • Kısa makaleler yaz..
  • Özgün olmakta ısrar et..

Bu şekilde 20 madde var makalede. Neredeyse tamamı gereğinden fazla abartılan yada tamamen yanlış bilinen şeylerden oluşmakta. İlk madde ile son madde aynı derecede önemli şeyleri içeriyor.

İyi bir blog yazarının kaçınması gereken hatalar dan bahseden bu makale de, her madde için bir açıklama eklemeseydim. Örneğin 5 madde sadece başlıklardan oluşsaydı…

Makale aynı güçle ve tempoyla ilerlemediği için, zayıf yerinden kopardı. Sadece başlıkların olduğunu gören kimse o yazıyı okumazdı.

Bir blog yazısı yazmak, dikkatli bir çalışma gerektirir. Yazının ana gövdesini oluşturma dan önce bir taslak hazırlayın. İçerik de olmasını istediğiniz can alıcı noktaları belirleyin ve öyle yazmaya başlayın.

4 # Motive edici bir kapanış yapın

Muhteşem bir blog yazısı yazmak üzere yola çıktık.

Makale bitmek üzere, artık finiş çizgisine yaklaştık. Kapanış zamanı geldi..

Bu kadar çabanın sonunda, bomba gibi bir kapanış yapmak gerekir değil mi?.

Makalede okuyucularınız için pek çok bilgi paylaştınız. Onları bu noktaya kadar okumaları için ikna ettiniz. Şimdi uygulama için motive etmeniz gerekiyor.

Motivasyonel bir kapanış yapmalısınız. Bu çok önemli.

İyi bir kapanış için izlemeniz gereken kurallar:

1 # Okuyucunuzu eyleme geçirmek için konuşun

Blog yazısı bitti.

Ama tüm bunları boşuna mı yazdınız?.

Okunması için yazdınız evet. Okunduysa tamamdır öyle mi?.

Okunması yetmez, sen bir blog yazarısın. Boşa kürek çeken bir aptal değilsin.

Yazdıklarının bir işe yaraması gerekir.

Hem bu daha sonraki yazıların içinde çok önemli. İnsanlar yazılarında verdiğin formülleri uygular ve fayda görürlerse, yazdıklarının değeri artar. Okuyucuların daha sadık hale gelir.

Onları uygulama için ikna etmen gerek.

Örnek:

Uzun zamandır elde etmek istediğin başarıdan uzaksın. Bu nedenle motivasyonun da düşmüş durumda. Belkide blog yazmayı bırakmak üzereydin.Ama şimdi artık biliyorsun.

Nerede hata yaptığını ve nasıl düzelteceğini biliyorsun.

Şimdi senin için adeta yeni bir başlangıç zamanı.

Sadece bir kaç ay sonra ulaştığın yere şaşıracaksın. Kapatmak üzere olduğun bir sitenin şahlanışını görmekten mutlu olacaksın….

2 # Yeni bilgiler vermekten kaçının

Ben, sen, o, diğerleri…

Bir çok blog yazarının ortak hatasıdır.

Makale bitmek üzereyken, yeni bir bilgi, yeni bir ipucu vermek.

Tam her şey yerine oturmuşken, pat diye bir bilgi daha. Neler oluyor?.

Hani her şey en ince detayına kadar anlatılmıştı?.

Okuyucunuza bunu yapmayın. Bitiş bölümünde yeni bilgiler paylaşmayın. Tüm bilgiler yazının ana gövdesinde yer alsın.

Makalenin sonunda bir toparlama yapabilirsiniz. Her zaman yapmayın tabi. Ama yeni bilgi vermek den iyidir.

Bitiş bölümü okuyucuyu motive etme, harekete geçmesini sağlama bölümüdür.

Bir blog yazsı için sonuç bölümünü yazarken, kendinizi okuyucuların yerine koyun. Onlara tavsiyelerinizi yerine getirmeleri halinde ne kazanacaklarını anlatın.

Şunu tekrar söylemekte fayda var:

Sonuç bölümü, okuyucuyu motive edeceğiniz, ve harekete geçmelerini sağlayacağınız bölümdür.

Kendinizi onların yerine koyarak yazarsanız, bu konuda o denli başarılı olursunuz.

5 # Yazınızı pürüzsüz bir hale gelinceye kadar düzeltin

Nihayet yazıyı bitirdiniz.

Ama hala işiniz bitmedi.

Sonraki adım ne mi?.

Önce bir mola verin. Öyle on dakikalık değil.

En az bir gün bakmayın yazıya. Sonra tazelenmiş olarak geri gelin ve yazıyı kontrol edin.

Genel olarak yazıyı düzeltmek konusunda hepimiz tembel davranırız. Hep işimiz vardır, düzeltme için vaktimiz olmaz bir türlü. Ama ama mükemmel bir blog yazısı yazmak istiyorsanız, mutlaka yazıyı kontrol etmek için zaman ayırmalısınız.

Makaleniz kolay okunabilecek, iyi bir okuyucu deneyimi sunmuyorsa, emeğinizin boşa gitmesi gibi bir tehlike var demektir.

Bunu önlemek için yazınızın ilk kelimesinden, son kelimesine kadar net ve güçlü olmasını sağlamak zorundasınız.

Makalenizi düzenlemek için kullanabileceğiniz kontrol listesi:

  • Fazlalıkları kesin: Sadece anlatmak istediğiniz şeye hizmet eden şeyleri bırakın. Gereksiz kelimeler, cümleler, paragraflar, ne varsa kesip atın. Sadece gerekli olanlar kalsın. Daha fazlası değil.
  • Üslubu kontrol edin: Okuyucunuzla konuşur gibi yazın, ama bunu yaparken dikkatli olun. Öz güveni yüksek, yazdıklarından emin ve okuyucuya faydalı olmayı amaçlamış bir yazar. Makaleniz den bu anlaşılsın.
  • Duygu ekleyin: Makalenin tutkuyla, coşkuyla, inanarak yazıldığı anlaşılıyor mu?. Yazarken hissettiklerinizi okuyucunun hissetmesi gerekir.
  • Okumayı kolaylaştırın: Uzun paragraflar, karmaşık cümleler var mı?. En fazla 5 cümlede bir paragraf ekleyin.
  • Karmaşık ifadeler var mı?: Okuyucunuzun her şeyi net ve kolayca anlayabilmesi gerekir. Karmaşık ifadeler varsa, mutlaka basitleştir meniz gerekir.
  • Okuyucunun dilinden konuşun: Fikirlerinizi çok daha somut ifadelerle ortaya koyun. Mümkün olduğunca örneklemeler kullanın.
  • Çelişki var mı?: Makale genelinde birbiriyle çelişen ifadeler var mı?. Bunları ortadan kaldırmalısın. Aynı şeyin defalarca tekrar etmediğinden de emin olun. (Bu her zaman olur, iyi bakın)
  • Akış nasıl?: Her cümle, her paragraf ve her başlık bir biriyle ilgili mi?. Ahengi bozan, konu dışına çıkan şeyler var mı?.
  • Makale tarzınızı yansıtıyor mu?: Her zaman kendi stiliniz de yazın. Başkalarının tarzını örnek alabilirsiniz, ama kendiniz gibi cümleler kurun.
  • Vurguları kontrol edin: Gereken yerlerde vurgulamalar yapılmış mı?. Okumayı kolaylaştırmak, dikkatin dağılmasını önlemek için bu önemlidir. (Koyu fontlar, altı çizili kelime yada cümleler gibi..)
  • Gruplandırmalar yapılmış mı?: Konu içerisinde verilen listeler, ipuçları gibi detaylar için numaralandırma lar yada işaretler kullanılmış mı. Kolay okunabilir bir blog yazısı için önemlidir.
  • Kararlılık: Yazı içinde, acaba, belki, kim bilir gibi kelimeler var mı?. Bir tavsiyede bulunurken bu tür kelimeler kullanmaktan kaçının. Kararlı olun.
  • Doğal düzen: Makalenin akışının doğal düzeninde olduğundan emin olun. Örneğin bir günü anlatıyorsanız, doğal olanı sabahtan başlayıp, sırayla akşama doğru anlatmaktır. Bu düzen makalede yoksa düzeltin.
  • Tutarlılık: Makale baştan sona aynı konu ile alakalı mı?. Arada kopmalar, sıçramalar var mı?. Kesinlikle kopma ve sıçramalar olmamalıdır.
  • Makale hakkıyla tamamlanmış mı?: Yazıda anlatmak istediğiniz konuyla alakalı her şeyin tamam olduğundan emin olun. Fazladan bilgi amaçlı bağlantılar ekleyebilirsiniz, ama bu makalede eksik bilgi bırakmak anlamına gelmez. Okuyucular konuyla alakalı bir bilgiyi okumak için başka bir bağlantıya tıklamak zorunda bırakılmamalı.
  • Zayıf kelimeler: Makale ne kadar güçlü kelime barındırırsa, o kadar çok okunur. Mümkün olduğunca zayıf kelimeleri kaldırın ve yerine güçlü kelimeler ekleyin. (iyi yerine harika, attı yerine fırlattı, kötü yerine berbat, güzel yerine muhteşem gibi..)
  • Yazı ritmi: Yazının akışı nasıl?. Yavaşlama var mı?. Baştan sona hızlı bir akışa sahip olmalıdır. Uzun paragraflar, uzun cümleler, gereksiz tasvirler gibi şeyler akışı yavaşlatır. En hızlı haline getirin.
  • Dil bilgisi: Yazıda dil bilgisi kurallarına en üst seviyede dikkat gösterin.
  • Sonuç: Kapanış bölümünde gereken hassasiyeti göstermiş misiniz?.

Bir makaleyi düzenlerken en harika yöntem, onu yüksek sesle okumaktır.

Böylelikle aksayan yönlerini çok daha net biçimde görürsünüz. Aşırı karmaşık sözcük öbekleri, fazladan cümleler ve tabii ki yazının ahengi konusundaki hataların tamamı, bu yöntemle daha kolay belirlenir.

Okuyucularınız sizi bekliyor…

Blog yazsı yazmak dendiğinde, yukarıda anlatılanlar aklınıza gelmiş miydi hiç?.

Bir blog yazsı sadece ardı ardına dizilmiş cümlelerden ibaret değildir. Okuyucuya kendini ispatlamak, onların dikkatini çekmek için verilen bir savaştır.

Ama bundan daha korkunç olanı, kendi kendinizle vereceğiniz savaştır.

Yazmaya devam etmek, yada pes etmek sana kalmış.

İster blog yazsı yazsın, ister bir kitap, her yazar korkularıyla yaşar. Bu kötü değildir.

Ama asla yazmak dan vazgeçmezler. En iyisini, en mükemmelini yazmak için çabalarlar hep.

Bu rehberi kullanarak cesaretinizi arttırın.

Ne bu makale, nede başka bir makale size mükemmelliği öylece vermez. Mükemmellik sizin sahip olduğunuz bir şey. Bu rehber içinizdeki o cevheri ortaya çıkarmak için yol gösterecektir.

Bir profesyonel gibi yazmak için size gereken cephane burada. Bundan sonrası sizin nişancılığınıza kalmış.

Cephanede neler var tek tek kontrol edin ve silahınızı doldurun. Göreceksiniz çok şey fark edecek. Blog Rehberi : Kusursuz Blog Yazısı Nasıl Yazılır ?Yazmaya devam ettikçe daha da profesyonel olacaksınız.

İnsanlar sizi mutlaka fark edecek.

Kendinize güveniniz artacak, tekniğiniz gelişecek ve siz asla bir amatör olarak kalmayacaksınız.

Şimdi içinizdeki profesyoneli çıkarma zamanı. Yarın değil, hemen şimdi.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

samet-karacan_avatar

Owner # wordpress, web güvenlik, sistem yönetimine dair ~

Yorum Yap